Cumhur İttifakı’nın Ordu’da yaşadığı çatlak büyüyerek devam ediyor. Son olarak MHP İlçe Lideri ile AKP Ordu Milletvekili karşı zıdda geldi.
“BU YÜZDEN İLİMİZ KAN KAYBEDİYOR”
İki periyottur Ordu Milletvekili olarak vazife yapan AKP’li Ergün Taşçı Ünye’den yayın yapan Oney Flaş FM radyosunda Haftanın Tahlili programında Ordu’daki seçilmişlerin küçük düşünmeleri sonucu iş görüp hizmet yapmakta zahmetler yaşandığını belirterek; “Bu yüzden ilimiz kan kaybediyor” dedi.
“KAPALI KAPILAR ARDI HİÇ BOŞ KALMADI”
Taşçı, Ordu siyasetinde rol kapma yarışının hakim olduğuna dikkat çekerek şöyle dedi:
“Kim rol kapma anlayışıyla hareket ediyor, rol kapmaya çalışıyorsa Ordu’ya kötülük ediyor. Soruyorum; Ünye’de sivil topluluk kuruluşları ile biz ne devir, hangi mevzuyu tartıştık? Biz Altınordu’da Büyükşehirle bir arada, Valiyle, sivil topluluk kuruluşlarıyla kaç sefer bir araya geldik? Gelmedik. Ancak örtük kapılar ardı hiç boş kalmadı.”
5 yıldır parlamentoda olduğunu tabir eden Taşçı, “Bu süreçte çok konuşan vekil olmadım. Fakat bundan sonra konuşacağım. Ordu bugün, burada mı olmalıydı? Asla burada olmamalıydı. İşte bu yüzden konuşacağım” dedi.
ORTALIĞI KARIŞTIRDI
Mevzuya ait AKP’li lokal yetkilileri sessizliğini korurken, MHP Fatsa İlçe Yöneticisi Murat Kaçak toplumsal medya hesabından adeta ateş püskürdü. Kaçak, yaptığı açıklamada “Artık konuşacakmış, Neyi? Nasıl? Neden? Konuşacaksın? Kendi siyasi partine mensup kişileri nasıl ve hangi ayak oyunları ile kapının ardında bıraktım dediğini mi” diye sordu.
Kaçak toplumsal medya hesabından yaptığı paylaşımda şöyle devam etti:
“Bundan sonra Ordu-Fatsa benden sorulur, benim haberim olmadan yaprak bile kımıldayamaz dediğini mi? konuşacaksın, ne anlatacaksın? Neyi anlatacaksın? Fatsa’mız için yapılması gerekenlere nasıl köstek olduğunu mu anlatacaksın. Tamam, haydi bekliyoruz ne kadar samimisin görelim, anlat bakalım… Bak kardeşim; bizim Fatsalılık hukukumuz taaa Atatürk ilkokulunda bir numara sınıfta birlikte okuduğumuz, kardeşlik yaptığımız, anamızın çantamıza koyduğu zeytin ekmeği paylaştığımız, velev oturduğumuz sıranın örtüsünü bu hafta benim anam yıkayacak diye yarıştığımız günlere dayanıyor. Yani demem o ki, gölge etme diğer ihsan istemeyiz.”
Cumhuriyet